Kemeraltı

İzmir kenti, Doğu Akdeniz’in merkezinde yer alan konumu, korunaklı körfezi, limanları verimli havzalara yakınlığı sayesinde, Avrupa kıtası ile Asya kıtası arasındaki ticaretin merkezinde yer alan bir liman kentidir.

Osmanlı Devletinin Sakız Adasını ele geçirdiği 1566 tarihinden itibaren yabancı konsolosluklar ile ticari temsilciliklerin İzmir’e taşınmasının ardından, İzmir’in dünya ticaretindeki önemi hızlıca artmıştır. Hatta öyle ki 19. yüzyıla gelindiğinde dünya ticaretine konu olup da İzmir’den geçmeyen mal yoktu.

Buharlı makinelerin icadı, buharlı gemilerin ve demiryollarının yaygınlaşmasından önce İpek Yolu’nu takip eden deve kervanlarıyla İzmir’e getirilen mallar Kemeraltı’ndaki hanlara indirilir, Ceneviz tüccarları aracılığı ile de limandan gemilere yüklenerek ihraç edilirdi.

İpek Yolu’nun batı ucundaki ticaret merkezi İzmir’de liman, Hisar Camii’nin bulunduğu bölgeye kadar gelirdi. Limanın ağzında ise, 12. yy’da Bizanslılar tarafından kurulan İzmir Liman Kalesi bulunmaktaydı. Kale tarafından korunan limanın sağ kıyısında ise Frenk tüccarlarının dükkanları ve limanın iç kısmında da kervansaraylar bulunurdu.

İşte bu bölgede kurulu; birçok tarihi mekanı kucaklayan İzmir’in ünlü Kemeraltı Çarşısı’nın oluşumu da oldukça ilginç olaylara dayanıyor. Tarihte bir iç liman olan Kemeraltı bölgesini, kaleyi almak için Yıldırım Beyazıt döneminde Osmanlılar çeşitli saldırılar düzenlemişler, ancak başarılı olamamışlardır. İzmir Liman Kalesi’ni düşürmek, 1402 yılında, iç limanı taşlarla doldurarak kaleyi savunmasız bırakan Timurlenk’e nasip olmuştur. Timur’un askerleri, Kadifekale sırtlarından sürükleyip getirdikleri taşlarla limanı doldurmuşlar, böylece sonradan Kemeraltı denilen yerleşim bölgesi oluşmuştur.

Zaman içinde bu bölgede yerleşim gelişmiş, hanlar, hamamlar, camiler, kiliseler, havralar, şadırvanlar inşa edilmiştir. Bölge, bir ticaret merkezi olarak gelişmiştir. Kemeraltı Çarşısı’nda halen tarihten süzülüp bozulmadan günümüze kadar gelen bir düzen ve yapı vardır. Tarihi mekanları görülmeye değerdir.

Kaynaklar, çarşının ismini; ana caddeyi boydan boya aralıklarla süsleyen ‘arasta’ adı verilen kemerlerden aldığını bildirmektedir.

Kemeraltı, bugün, göz nuru ile yapılmış el sanatları eserleri, giyim mağazaları, tarihi hanları, hamamları, camileri ve diğer tarihi yapıları ile turizmin göz bebeği mekanlar arasında yer almaktadır.

Kemeraltı, İzmir halkının günlük ve özel günlere has giyim alternatifleri ile mutfak eşyasından kırtasiyeye tüm ihtiyaçlarını karşılayabildiği önemli bir çarşıdır.