Basdurakkemeralti okuyucularına özel bu yazımızda “Karatavuklar neyi sembolize eder” hakkında pratik bilgiler sunuyoruz.
“Karatavuklar neyi sembolize eder” hakkındaki meraklarınızı giderebildiysek ne mutlu bize. Basdurakkemeralti ailesi olarak her zaman yanınızdayız!
Karatavuklar Neyi Sembolize Eder? İzmir’de Bir Kuşu Fazla Ciddiye Almanın Anatomisi
İzmir’de yaşayıp da sabah kahvesini Karşıyaka sahilinde içerken gökyüzüne bakmayan yoktur. Ben bakıyorum. Hatta bazen fazla bakıyorum. Öyle “gökyüzü ne güzel” bakışı değil, resmen “bu kuş neden burada, ne anlatmaya çalışıyor?” bakışı.
Son zamanlarda kafama takılan şey şu oldu: Karatavuklar neyi sembolize eder?
Bunu ilk kez Google’a yazdığımda, içimdeki ses çok netti:
“Sen yine bir kuşa gereğinden fazla anlam yüklüyorsun.”
Ama durmadım. Çünkü İzmir’de 25 yaşında olup da bir şeyi fazla düşünmemek zaten biyolojik olarak mümkün değil gibi bir şey.
Karatavukla ilk karşılaşma: sıradan bir anın bozulması
Geçen hafta Alsancak’ta yürürken oldu. Normalde “kahve alayım, biraz yürüyeyim, hayat yoluna girsin” modundayım. Tam o sırada bir Karatavuk önümden geçti.
Klasik sahne:
Kuş → kaldırım → benim beynimde dramatik efekt.
O an iç sesim devreye girdi:
“Bu kuş neden bu kadar kendinden emin?”
Çünkü Karatavuk öyle minnoş bir serçe değil. Hafif cool, hafif umursamaz, sanki bir şey biliyor ama söylemiyor gibi. İşte tam burada “Karatavuklar neyi sembolize eder?” sorusu kafamda bir dosya gibi açıldı ve kapanmadı.
Yanımdan geçen arkadaşım:
— “Ne düşünüyorsun?”
Ben:
— “Hiç… sadece kuş.”
(Asla sadece kuş değil.)
Karatavuklar neyi sembolize eder? sorusunun gereksiz derinliği
Normal insanlar için Karatavuk bir kuş türüdür. Nokta.
Ama bazı insanlar için (evet, ben de o “bazı insanlar” grubundayım) Karatavuk şu soruları tetikler:
Bu kuş neden siyah?
Neden bu kadar sakin?
Neden ben bu kadar huzursuzum?
Karatavuklar neyi sembolize eder? diye düşündüğümüzde iş sadece biyoloji olmaktan çıkıyor. Bir anda psikoloji, biraz felsefe, biraz da “ben hayatımı yanlış mı yaşıyorum?” alanına kayıyor.
İzmir’de bunu yapmak özellikle tehlikeli. Çünkü güneş var, deniz var, simit var… ama sen kalkıp bir kuşa anlam yüklüyorsun.
Bir kuş, üç yorumcu: sokak versiyonu
Geçen gün Kıbrıs Şehitleri’nde üç farklı insanın Karatavuk üzerine yorumunu duydum:
Bir turist:
— “Cute bird!”
Bir çocuk:
— “Anne bu kuş neden siyah?”
Bir ben:
— “Bu kuş kesin hayatı çözmüş.”
İşte problem burada başlıyor. Karatavuk aynı Karatavuk ama herkes başka bir şey görüyor.
Benim gördüğüm şey ise biraz fazla dramatik:
Sanki kuş, “ben buradayım ve hiçbir şeye yetişmiyorum ama yine de iyiyim” havasında.
İç sesle Karatavuk tartışması
Bazen kendimle tartışıyorum. Özellikle Karatavuk görünce bu daha da yoğun oluyor.
İç ses 1:
“Bu sadece bir kuş.”
İç ses 2:
“Hayır, bu bir metafor.”
İç ses 1:
“Metafor falan değil, uçuyor sadece.”
İç ses 2:
“İnsan da sadece yaşıyor ama roman yazıyoruz.”
Böyle olunca kahve içmeye gidip varoluş kriziyle dönüyorum. İzmir’in sahil havası bile bazen “fazla düşünmeyi azalt” konusunda başarısız oluyor.
Karatavukların sembolik evreni: gereksiz ama eğlenceli analiz
Şimdi biraz ciddi gibi yapıp yine ciddiyeti bozacağım.
Karatavuklar neyi sembolize eder? sorusuna insanlar genelde şu cevapları verir:
Özgürlük
Doğa ile uyum
Sadelik
Uyanıklık
Ama ben İzmir sokaklarında gördüğüm Karatavuklara bakınca başka şeyler görüyorum:
1. Umursamazlık sanatının ustalığı
Karatavuk, sanki “ben buradayım ama kimseyi de umursamıyorum” diyor. Bu, modern insanın ulaşmak istediği ama asla başaramadığı bir ruh hali.
Ben mesela deniyorum:
“Umursamıyorum.”
Ama sonra 3 saat önce söylediğim bir cümleyi düşünüyorum.
Karatavuk:
Hiç umursamıyor.
Bu fark moral bozucu.
2. Minimal yaşamın gerçek temsilcisi
Kuşun Instagram hesabı yok.
Kredi kartı yok.
“Acaba hayatımı mı değiştirmeliyim?” diye bir krizi yok.
Sadece:
uç → kon → öt → uç
Biz:
uç → düşün → kaygılan → tekrar düşün → yorul
Karatavuk burada açık ara kazanıyor.
İzmir sokaklarında Karatavuk gözlemi
Bir gün Konak’ta oturmuş bankta simit yerken, önümde bir Karatavuk yürüyordu. Yürüyordu diyorum çünkü uçmaktan çok “ben de kaldırım kullanıyorum” diyordu.
Yanımdaki adam:
— “Kuş işte.”
Ben:
— “Hayır, bu bir karakter.”
Adam bana baktı, simidini ısırdı ve uzaklaştı. Muhtemelen hayatına normal şekilde devam etti.
Ben ise Karatavuk’un yürüyüşünü analiz ettim:
Acele yok
Panik yok
Sadece var olmak var
Ve o an düşündüm:
Karatavuklar neyi sembolize eder? belki de “yavaşlamayı”.
Karatavuk ve şehir insanının gizli rekabeti
Şehirde yaşayan biri olarak sürekli bir yarış içindesin:
Daha hızlı yürü
Daha hızlı cevap ver
Daha hızlı yetiş
Karatavuk ise sahneye giriyor ve diyor ki:
“Ben hiç yarışta değilim.”
Bu biraz sinir bozucu.
Çünkü biz:
“Hayat çok hızlı.”
Karatavuk:
“Ben buradayım zaten.”
Bir keresinde metrodan çıkarken bir Karatavuk gördüm. O kadar sakindi ki, neredeyse ben özür dileyecektim:
“Pardon, sizin alanınıza girdim galiba.”
Karatavuklar neyi sembolize eder? üzerine gereksiz felsefe
Bazı geceler oluyor, İzmir’de rüzgar hafif esiyor, pencere açık, dışarıdan sesler geliyor. O anlarda kafamda şu soru dönüyor:
Karatavuklar neyi sembolize eder?
Ve cevaplar değişiyor:
Bazen:
“Özgürlük.”
Bazen:
“Hiçbir şeyi fazla ciddiye almamak.”
Bazen de:
“Sen neden hâlâ bu soruyu düşünüyorsun?”
Asıl komik olan şu: Kuşun muhtemelen hiçbir şey sembolize etmek gibi bir derdi yok.
Ama insan zihni boşluk sevmiyor. Boşluğu doldurmak için kuşlara bile anlam yüklüyor.
Kuşun umrunda olmayan insanın anlam arayışı
Karatavuk orada sadece ekmek kırıntısı arıyor olabilir.
Ama biz:
varoluş
anlam
sembol
metafor
Bazen düşünüyorum da, Karatavuk bizi görse:
“Arkadaşlar ben sadece böcek yiyorum.”
der ve gider.
Arkadaş muhabbetlerinde Karatavuk fenomeni
Geçen gün arkadaşlarla oturuyoruz.
Ben:
— “Karatavuk gördüm bugün.”
Arkadaş 1:
— “Ne güzel.”
Arkadaş 2:
— “Siyah kuş mu o?”
Ben:
— “O bir sembol aslında.”
Sessizlik.
Arkadaş 1:
— “Ne sembolü?”
Ben:
— “Henüz çözemedim.”
Ve o an anladım ki, bazı konular sadece tek kişilik zihinsel kaçış alanı.
Karatavuk ve içsel karmaşa
Karatavuk bazen bana şunu hatırlatıyor:
Hayatın çok büyük kısmı kontrol edilemez.
Ama biz yine de kontrol etmeye çalışıyoruz:
ilişkiler
işler
planlar
mesajların tonları
Karatavuk ise:
“Ben rüzgara göre giderim.”
Bu cümle bile fazla rahat.
Ben bunu denesem:
“Ben rüzgara göre giderim.”
5 dakika sonra:
“Acaba rüzgar yanlış yön mü?”
Son düşünceye varmayan düşünceler
Benzer Bir Yazı: Karain Mağarası derinliği kaç metre ?
Karatavuklar neyi sembolize eder? sorusunun tek bir cevabı yok gibi. Belki de olmaması gerekiyor.
Çünkü bu kuş, İzmir sokaklarında sadece bir canlı değil; aynı zamanda insanların kendi kafasında açtığı küçük bir tartışma.
Bir taraf diyor ki:
“Bu sadece kuş.”
Diğer taraf diyor ki:
“Hayır, bu bir işaret.”
Ben ise ortada kalıp şunu düşünüyorum:
Belki de bazen sadece bakmak yeterlidir.
Ama sonra bir Karatavuk daha görüyorum ve yine başlıyorum düşünmeye.