Sünnet-i Seniye Nedir?
Bir Akşam Sohbeti
Bir akşam Kayseri’nin o dar sokaklarında, arkadaşlarla çay içiyorduk. Hava serin, ama sohbet bir o kadar sıcak. O an, ne zaman ne konuşacağımı bilmeden bir anı düşünmeye başladım. Gerçekten de, bazen bir kelime, bir düşünce veya bir anı, insanların hayatını ne kadar etkiler. Sohbetimiz sırasında bir arkadaşım, “Sünnet-i seniye nedir?” diye sordu. Sorunun sorulmuş olması, içimde bir huzursuzluk yaratmıştı. Çünkü, ben de bu soruyu kendi hayatımda daha önce sormuş, anlamını çok aramıştım. O an, yıllardır zihnimde ve kalbimde yankılanan o anlamı tekrar düşündüm.
Ne Olduğunu İlk Defa Anladım
Birkaç yıl önce, bir akşam babamla otururken o da bana bir şey söylemişti. “Sünnet-i seniye, Peygamber Efendimizin (sav) hayatındaki örnek davranışlar demektir.” Bu kadar net bir açıklamayla başlamıştı ama içimdeki huzursuzluk geçmemişti. Çünkü ben, sadece duyduğum kelimelere takılmış, o derin anlamı aramamıştım. Ancak o gün, babamın gözlerindeki derinlik ve sesindeki sükûnet, o kelimenin arkasında ne kadar güçlü bir mana olduğunu anlatıyordu. O an bir ışık yanmıştı içimde. O zamanlar belki de tam anlamıyla anlayamamıştım, ama şimdi her şey daha netti. Sünnet-i seniye, sadece bir takım kurallara uymak değil, bir hayatı, bir insanı en derin anlamıyla doğru yaşamak, onun izinden gitmekti.
Baba ile oturdukça, bir yandan da düşündüm; nasıl olur da bir insan, sadece bir kelimeye bu kadar anlam yükleyebilir? Nasıl olabilir de, o eski öğretiler, bir insanın kalbini böyle hareketlendirip, dünyaya başka bir pencereden bakmasına sebep olur? Sünnet-i seniye, bir nevi yaşam biçimiymiş, bir yolmuş. Gerçekten, ne kadar basit bir kelime, ama o kadar geniş bir anlam taşıyor ki.
Geçmişin Gölgesinde
Hayatımı düşündüm o akşam. Bazen insanın hayatında bazı kavramlar, diğerlerinden çok daha fazla yer eder. Örneğin, ben de her zaman dürüstlüğü, saygıyı, adaleti ön planda tutmaya çalıştım. Ama bir şekilde, bazen insan içine düşer ve “doğru yol nedir?” diye sorar. Bu, belki de hepimizin yaşadığı bir şeydir; bir karmaşa içinde kaybolmuşken, “doğru neydi?” sorusuyla baş başa kalmak. O akşam babamın sesindeki duruluk, benim de kalbimi temizlememe yardımcı oldu. Çünkü o, bana şunu anlatıyordu: “Sünnet-i seniye, bir insanın hayatına katacağı değerli bir mirastır, her bir davranış, her bir hareket seni o değerlerle donatır.”
Bir süre önce, bir arkadaşımın bana yazdığı mesajda, “Hayat bazen yolun sonunu gösteriyor” demişti. İşte o an, o mesajla gelen düşüncelerimle, Sünnet-i seniye’yi birleştirdim. Evet, yolun sonu, belki de gerçekten iyi bir insan olma yoludur. Her ne kadar bazen çok zor olsa da, başarmanın en güzel yolu da oymuş gibi geliyor.
Her Gün Bir Adım
Bir süre sonra, aklımda tüm bu düşüncelerle, her sabah kalktığımda, “Bugün nasıl daha iyi bir insan olabilirim?” sorusuyla güne başlıyorum. Çünkü sünnet-i seniye, bir insanın her anında farkında olarak doğruyu seçmesidir. İnsanın içindeki en derin dürtüler, sadece şunu görmek ister: “Sen doğru olursan, hayatın da doğru olur.”
Bazen, herkesin hayatında kaybolduğu, karıştığı anlar vardır. O anlar, insanı kendi doğrularını sorgulamaya, kendini yenilemeye iter. İşte o anlarda, Peygamber Efendimizin (sav) hayatına bakmak, onu anlamak, en zor zamanlarda bile nasıl doğru bir insan olarak kalabildiğini görmek, ruhumu canlandırıyor. O kadar basit bir şey gibi gelir, ama bir insanı gerçekten derinden etkileyen şey, o basit ama derin duygulardır.
Her bir adımda biraz daha netleşiyor: Sünnet-i seniye, sadece bir yaşam biçimi değil, aynı zamanda bir inanç, bir kalp temizliğidir.
Sonuçta Ne Anladım?
İşte, o akşam arkadaşımın sorusu üzerine düşündüm ve kalbimde çok şey yerine oturdu. Sünnet-i seniye nedir? Sadece bir kelime değildir. O, bir yolculuktur. Her bir adımda, insanın içindeki en güzel ve en doğru yolu bulmaya çalıştığı bir arayıştır. İster küçük bir adım olsun, ister büyük bir değişim, her biri bir adım daha atmanı sağlar. Bu yolculuk, her gün biraz daha doğruyu öğrenmeye, biraz daha güçlü olmaya, biraz daha doğru insan olmaya yönlendirir.
Sünnet-i seniye, bir hayatın içindeki en değerli mirası taşır: Sevgi, saygı, dürüstlük ve adalet. Bugün, ben de hayatımda bunları yaşamak için çaba gösteriyorum. Çünkü her gün, bir adım daha doğru yolda olmak demek.